
Dünya ekonomisinin ve enerji güvenliğinin kalbi olan Hürmüz Boğazı ve çevresi, tarihin en gergin günlerinden birini yaşıyor. ABD ve İran arasında yürütülen nükleer müzakereler, Washington’ın talepleri ve Tahran’ın “kırmızı çizgileri” arasında sıkışıp kaldı. Uzmanlar, iki güç arasındaki bu inatlaşmayı “dünyanın şah damarında oynanan bir nükleer kumar” olarak nitelendiriyor.
“Masada Neden Tıkanıklık Var?” New York Times ve bölge kaynaklarından gelen bilgilere göre, Beyaz Saray yönetimi İran’dan sadece nükleer faaliyetlerin dondurulmasını değil, aynı zamanda bölgesel vekil güçlerin finansmanının da kesilmesini istiyor. Tahran ise yaptırımların tamamen ve geri dönüşü olmayacak şekilde kaldırılmadan masadan kalkmayacağının sinyalini veriyor. Görüşmelerdeki bu “uzlaşmazlık”, enerji piyasalarındaki belirsizliği tırmandırırken, petrol fiyatlarını da doğrudan etkiliyor.
“Yanlış Bir Adım, Küresel Bir Kriz” Uluslararası ilişkiler analistleri, nükleer müzakerelerdeki bu çıkmazın sadece bölgesel bir mesele olmadığını, Avrupa’dan Asya’ya kadar tüm dünyayı etkileyebilecek bir ” domino etkisi” yaratabileceği konusunda uyarıyor. Tahran’ın son açıklamaları, nükleer kapasitesini teknik olarak artırabileceği yönünde, bu durum ise bölgedeki askeri hareketliliği her geçen saat daha da tetikliyor.
Savaşın ve Barışın Eşiği ABD uçak gemilerinin bölgedeki varlığı artarken, İran’ın savunma tatbikatları ise hız kesmiyor. Diplomasi trafiği yoğun olsa da, “gerçekçi bir çözüm” ufukta görünmüyor. Dünya şimdi nefesini tutmuş, bu nükleer kumarın masadan bir “uzlaşı” ile mi yoksa “yeni bir kriz” ile mi kalkacağını izliyor.








